İzmir Diyet Merkezleri

Posted by on Mart 15, 2013 in Makaleler | 0 comments

İzmir Diyet MerkezleriHepimizin fazla kiloları zaman zaman sorun olmuştur. Kulaktan dolma bilgilerle ya da arkadaşlardan alınan diyet listeleriyle kendi kendimize zayıflamaya defalarca çalışmışızdır.

Zayıflamaya çalışalım derken de sadece açlık ve yorgunluk hissettik, agresif insan olmaktan öteye gidemedik. Nitekim hangi kiloda olursak olalım sağlıksız diyetler ve yanlış yöntemlerle zayıflamaya çalışırken verilen 1-2 kiloyu fazlasıyla geri almadık mı?

Büyükşehirlerde yaşayan insanların kilo almalarının daha kolay olduğunu düşünürsek, ki yapılan araştırmalar da bunu destekler durumdadır, daha fazla risk altındayız. Yoğun trafik, sürekli bir yerlere yetişme çabası, masabaşı işleri, çok katlı iş yerleri,dar zamana sığdırılan fast-food atıştırma kültürü ve bunun gibi milyonlarca neden sayabiliriz.

İzmir, İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerimizde her sokakta fast-food zincirleri ya da ayakta atıştırmak için açılan mekanları görmek gittikçe sıradan olmaya başladı. Fast-food yiyecekler cazip görüntüleri, hızlı servisleri ve uygun fiyatları ile midemizi bastırmak için başvurduğumuz en kolay yöntem oldu.

Günümüzde çoğu insanın fazla kilolu olmasının en önemli sebepleri arasinda fast-food gıdalar gelmektedir. Genelde hayvansal ve doymuş yağ içeren bu gıdalar pek çok açıdan sağlığımızı tehdit etmektedir ve düzenli olarak tüketmekte olduğumuz fast-food gıdaların içerdiği doymuş yağların yaklaşık 10 saat boyunca değiştirilmeden devamlı olarak yoğun ateşte kullanıldığını da düşünürseniz bu gıdaları tüketmek gittikçe tehlikeli bir hal almaya başlamıştır.

Aslında sadece ülkemizde değil bütün dünyada da başta obezite olmak üzere, vitamin eksikliği, kanser, şeker hastalığı, kalp rahatsızlıkları ve daha bir çok hastalığı tetikleyen fast-food gıdalar, alıştığımız ve sık kullandığımız değil, nadiren tercih ettiğimiz hatta hiç kullanmadığımız gıdalar olmalıdır.

Dolayısıyla Ankara, İstanbul, İzmir Diyet Merkezleri diğer şehirlere kıyasla daha çok rağbet görmektedir.

Sizce de artık kendimizi düşünmenin zamanı gelmedi mi?

“Kilo vermeliyim!”  diyorsak öncelikle bu kararda kesin olmalı ve bu diyet sürecini uzmanlardan destek alarak yapmanın bilincine varmalıyız. İlk yapmamız gereken bulunduğumuz şehirdeki diyet merkezlerini araştırmak ve mümkün olduğunca tek tek iletişime geçerek kilo problemlerimizle ilgili ilk fikirlerini almak olmalı. Kilo problemi olanlara danışmanlık yapan bir çok merkez mevcuttur ve her bir merkezin kendine has bir programı vardır; dolayısıyla bir kilo verme merkezinin size uygun olup olmadığını anlayabilmek için uygulanan yöntemlerin ve desteklerin neler olduğunu sorun. Aklınıza takılan soruları sormaktan asla çekinmeyin çünkü unutmayın ki sağlığınızla ilgili endişe duymanız ve bu konuda olabildiğince bilgi edinmeye çalışmanızdan daha doğal bir şey yoktur.

Hepimiz biliyoruz ki danışmalık yapan birçok diyet merkezi vücudumuzu tanımaya dahi çalışmadan sadece kilomuza bakarak tek tip reçetelerle bu işi yaptıklarını sanıyorlar. Kibrit kutusu kadar peynir veya üç adet zeytin ile başlayan reçeteleri her diyet listesinde maalesef ki görmüşüzdür ve bu çalışma yöntemleri ile bir çok diyet merkezi hızlı kilo verdirdiklerini, şok diyetler uyguladığını iddia ediyor olsa da bunlar sadece tek besin odaklı diyetler olduklarından kilo yerine kas ve su kaybına neden olmaktadırlar. Doğru kilo kaybı, vücut yağ dokusundanki azalma ile olmamalıdır çünkü yağ dokusunda meydana gelecek kontrolsüz azalma kas doku korunmasının zayıflaması anlamına gelmektedir ve savunmasız kalan kas dokusu vücudun bağışıklık sistemini olumsuz etkileyerek sağlık sorunları meydana gelmesini tetikleyebilir. Yani yanlış yöntemlerle kilo vermek sağlığınız adına geri dönüşü olmayan zararlara sebep olabilir. Dolayısıyla doğru diyet merkezini bulmak, sağlıklı kilo vermek konusunda gerçekten önemli bir başlangıç noktası olarak kabul edilebilir.

Doğru diyet merkezini bulduktan sonra danıştığınız uzmana tamamen güvenmeli ve diyetimiz devam ederken uzmanımıza bağlılık göstermeliyiz.Unutmayalım ki bu bir ekip işidir, karşılıklı konuşmalar ve düzenli controller ile geçecek bir süreçtir.Aslında bu döneme bir bakıma yeme-içme alışkanlıklarımızı düzene sokmak ve kilo sorunlarımızdan kurtulmak için destek aldığımız Yaşam Koçluğu’da denilebilir.

Diyete başlamanın önemli noktaları aşağıda belirttiğimiz gibi olmalıdır:

·         Diyet yaparken başarılı olmak istiyorsak buna beyin olarak hazır olmalıyız; çünkü eğer hazır değilsek kesinlikle kaçamaklar yapacağız demektir dolayısıyla kilo vermemiz azalacak ve umutsuzluğa kapılacağız.

·         Diyetisyenimiz ile diyet programını birlikte yapmalısınız ve sık sık irtabata geçerek rutin kontrollerinizi aksatmadan yaptırmalısınız..

·         Hepimizin kişisel özellikleri farklıdır( yaş,cinsiyet,iş koşulları,sağlık problemleri )ve diyet programı kişiye özel ve farklı olmalıdır.

İzmir Diyet Merkezi·         Öğünleri kesinlikle atlamamalı,besin tüketimimizi kaydederek takip etmeliyiz fakat günlük kalori miktarımızı hesaplarken takıntı haline getirmemeliyiz.

·         Diyet süresince ve devamında sıvı tüketimine önem vermeliyiz,günlük 2-2,5 litre su içmeye ve yanına yeşil çay ekleyerek desteklemeye çalışmalıyız.

·         Diyetimizin öğünlerinde meyve ve sebzelere yer vermeliyiz.Bu besinler vitamin ve lif oranları yüksek olduğundan midede hacim kaplayarak uzun süreli tokluk ve kabızlık sorununa çözüm olur.

·         Diyetisyenimiz önerdiyse egzersiz yapmaya başlamalıyız mümkünse her gün en az yarım saat yürümeliyiz bu bizim yağ yakımımızı hızlandıracaktır.

·         Uyku düzenimize dikkat etmeliyiz,gece geç saatlere kadar oturmamalıyız böyle bir yaşam bizi gece atıştırmaya yönlendirebilir ve kilo veremediğimiz gibi almamıza da neden olabilir.

·         Diyetin en önemli noktası ise koruma evresi olduğunu unutmamalıyız.Diyetimiz bittikten sonra diyetisyenimizin önerilerini ve uygulamalarını hayatımıza adepte etmeliyiz bu sebeple kilo almamış ve bulunduğumuz kiloyu sabiplemiş oluruz.

Yukarıdaki bilgiler ışığında gittiğiniz diyet merkezlerinin tamamen doğal,bilinçli zayıflama ve vücudumuzu tanıma yöntemleri ile yaşam biçimimize göre hazırlanan programlar olduğuna emin olmalı ve sağlığımızı şansa bırakmamalıyız, diyet merkezini ve diyetisyenimizi seçerken çok dikkat etmeliyiz.

Beraber kilo verme programına başlamayı düşündüğünüz diyet merkezinin önceki danışanlarıyla konuşun ya da danışan referanslarına sahip olan bir diyet merkezlerini seçerek; önceki danışanlarıyla kurdukları ilişki ve elde ettikleri başarılar hakkında fikir sahibi olmaya calisiniz.Diyetisyenimiz ile iletişim içinde olmamız çok önemlidir,bizi sabırla dinlemeli ve sorunlarımıza çözümler bulmaya çalışmalı,güler yüzlü ve psikolojik anlamda da bize destek olmalıdır.Diyet süresince bizlerde motivasyonumuzu yüksek tutmalıyız ailemize ve yaşadığımız çevredeki dostlarımıza diyetimiz hakkında bilgi vermeli bize bu konuda destek olmalarını beklemeliyiz.

Diyet yaparken umutsuzluk,başaramayacağımızı düşünmek,diyet yaparken ve kilo verirken motivasyonumuzu düşürebilir,diyeti güzel olmak için değil sağlıklı ve kaliteli bir yaşam tarzına geçmek için yapmalıyız.Doğuştan bu kilo ve alışkanlıklara sahip olmadığımıza göre bu alışkanlıkları değiştirmemizin önünde hiç bir engel yoktur tamamen kendimize inanmalı ve vazgeçmemeliyiz.

Diyete başlamaktan korkuyor veya bu süreci sürekli olarak erteliyor iseniz bizimle iletişime geçin çünkü İnka Diyet olarak size yardımcı olabileceğimize inanıyoruz. İzmir diyet merkezleri arasında kaliteli bir yere sahip olan “İnka Diyet” ailesi olarak daha etkili sonuçlar elde edebilmeniz için size diyet ve yaşam koçluğu desteği sunuyoruz.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir