Etkili Kilo Verme

Posted by on Nisan 17, 2013 in Makaleler | 0 comments

“Zayıflamak istiyorum ama bir türlü kilo veremiyorum; ne yaparsam yapayım bir gram dahi gitmiyor; su bile içsem yarıyor; ne kadar az yersem yiyeyim yine de istediğim kiloya inemedim.”

Bu cümleler size de tanıdık geldi mi? Eğer kendinizi böyle bir psikoloji içerisinde hissediyorsanız yapmanız gerekenler konusunda sizlere tavsiyelerde bulunmak istiyoruz.

Uygulanan yanlış diyetler, kulaktan dolma bilgiler ve bilinçsizce kilo verme girişimleri gibi denemeleri siz de yapmışsınızdır. Sağlıklı kilo vermenin en etkili yolu ise yeme içme alışkanlıklarını değiştirip, fiziki aktiviteleri arttırmak olarak kendini gösterir ve herkesin yapısı farklı olduğu için, uygulanacak diyet ve yöntemler de farklılık gösterir.

Kilo vermek gibi kaygılar başladı mı ilk akla gelen etkili kilo vermek ve verilen kiloları geri almamak olur. Sağlıklı beslenme ve etkili kilo verme, aslında dengeli beslenmedir.

Aslında hepimiz orta-öğretim yıllarında nasıl beslenmemiz gerektiğini öğreniyoruz; hatırlarsanız okul yıllarımızda bizlere besin piramidi adında bir beslenme şekli öğretilmişti. Eğer bizler öğrendiklerimizi hayatımıza adapte edebilseydik hiçbirimizde kilo sorunu olmazdı. O besin piramidinde en az tüketilmesi gerekenler en üst sırada günlük alınması gerekenler besinler ise en alt sıralarda bulunurlar.

Vücudumuzu oluşturan hücrelerin düzenli ve dengeli çalışması için besin öğelerinden yani yağlar, karbonhidratlar, proteinler ve mineralleri yeteri miktarda almak gerekir. Vücudumuzun birçok besin maddesine ihtiyacı vardır, tek öğünlü beslenmek yani sadece protein ya da karbonhidratla beslenmek yanlış bir beslenme tarzıdır.

Besin PiramidiBüyüme, gelişme ve sağlığın korunmasında en önemli olan sağlıklı beslenme alışkanlığının kazanılmasıdır. İşte bu durumda besin piramidini öğrenmek ve her gün hangi yiyecek grubundan ne kadar tüketilmesi gerektiğini bilmek beslenmeniz konusunda sizlere çok yardımcı olacaktır.

Besin piramidinin en üst sırasında yağlar bulunur (yağlar, sıvı yağlar, şekerler) ve bu besin grubunun ara sıra tüketilmesi gerekir.

Günde 2 porsiyon; süt, yoğurt, peynir tüketilmeli, günde 2–3 porsiyon; kırmızı et, kümes hayvanları, balık, yumurta, fasulye, ceviz tüketilmeli ve bu beslenme sisteminin üstüne çıkılmamalıdır.

Besin piramidinin ortalarında sebzeler yer alır, sebzelerin günde 2–3 porsiyon yenmesi hem sağlıklı beslenme sisteminizin olması anlamına gelir hem de kilo almamak için doğru beslenmiş olursunuz.

Sebzelerden biraz bahsedecek olursak etkili kilo vermede ve sağlıklı beslenmede size yararı olacak birkaç sebzeyi tanıyalım.

Brokoli: Uzmanlar, brokoli de, havuçtakinden daha fazla beta karoten bulunduğunu söyleyerek, bu sebeple yenilebilecek, suyu içilebilecek en iyi besinlerden olduğunu söylüyor.Beta karotenin, güçlü bir kanser savaşçısı olduğunu vurgulayan uzmanlar, yemek borusu ,mide,bağırsak kanserleri tehlikesini azalttığını ifade ediyor.

Brokolinin ayrıca, B1 ve C vitamini ile dolu olduğunun altını çizen uzmanlar, yüksek miktarda, kalsiyum, kükürt, potasyum ve selenyum maddeleri içerdiğini belirtiyor.

Pırasa:  Pırasanın bol vitaminleri, mineralleri ve çeşitli nitrikleri ile çok şifa verici özelliği bulunduğunu vurgulayan uzmanlar, mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları, damar sertliği için faydalı olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, pırasa yemeğinin, bağırsaklara yumuşaklık verip pekliği giderdiğini, hemoroiti olanlara da ferahlık sağladığını bildiriyor. Uzmanlar, pırasa çorbasının, böbrekleri çalıştırarak bol idrar söktürdüğünü ve vücutta birikmiş üre asidi ve ürat tuzlarını dışarı attığını ifade ediyor.

Lahana:  Bol miktarda B, C ve E vitamini ve potasyum içeren lahananın, şeker ve romatizma hastaları için de çok faydalı olduğunu belirten uzmanlar, bol arsenik, kükürt ve vitaminleri ile kanı temizleyip cildi güzelleştirdiğini, bol idrar söktürdüğünü, vücuttaki suyu ve zehirli maddeleri idrarla dışarı attığını bildiriyor. Uzmanlar, lahananın kansızlığı giderdiğini ve kansere karşı etkili olduğunu da kaydediyor. Uzmanlar, sadece lahana çeşitlerinde bulunan U vitamininin, mide ve bağırsakların iç yüzeyini koruduğunu, oralardaki yaraların iyileşmesini sağladığını da vurgulayarak, bu sebzenin, yaşlanmayı önleyici ve kalp krizine karşı koruyan bir mineral kabul edilen selenyumun kaynağı olduğunu hatırlatıyor.

Ispanak:  Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD), tüketimde ıspanak salatası başı çekiyor. Demir yönünden zengin, koyu yeşil yapraklı ve güzel tadı olan ıspanak, diğer yapraklı sebzelere nazaran daha çok protein içeriyor. Salatada yenilen çiğ ıspanak, harika bir lif kaynağı. Ispanak suyu, bol C vitamini ile soğuk algınlıklarına karşı dayanıklılık veriyor ve hemoroit rahatsızlığına iyi geliyor.

Ispanak, provitamin A, C vitaminleri, demir ve çeşitli enzimlerce çok zengin olup, bu maddeler, insanda bol kan yapıyor. Ispanak ayrıca, kemiklerin ve dişlerin sağlamlığını temin ediyor. Ispanak suyu, kalp adalelerini de kuvvetlendiriyor. Özel enzimi ile pekliği giderip bağırsak zehirlenmesini önlüyor. Kalp rahatsızlığı olanlara, haftada 1-2 fincan taze sıkılmış ıspanak suyu içmeleri öneriliyor.

Uzmanlar, ıspanağın, karaciğeri, lenf bezlerini, kan dolaşımını uyardığını belirterek, hamilelere, ‘kanlı-canlı bir bebeğe sahip olmaları için’ bol ıspanak yemelerini tavsiye ediyor.

Domates:  Bol ve çeşitli vitaminleri, mineralleri ve faydalı organik asitleri ile tıbbi değeri çok yüksek bir sebze olan domatesin, vücuda kükürt, fosfor ve organik sodyum verdiğini vurgulayan uzmanlar, bir domatesteki C vitamininin, tavsiye edilen günlük miktarın yüzde 50’sinden fazla olduğunu bildiriyor.

Uzmanlar, domatesin damarları yumuşattığını, kanı durulttuğunu, üre miktarını düşürdüğünü, vücudu gençleştirdiğini belirterek, kalp, karaciğer, böbrek bozuklukları ve şekerliler için çok faydalı olduğunu ifade ediyor.

Domatesin, böbrekleri çalıştırarak bol idrar söktürdüğünü ifade eden uzmanlar, vücutta biriken üre asidi ve ürat tuzlarını eriterek idrarla dışarı attığını, vücutta biriken suyu boşalttığını kaydediyor. Uzmanlar, kansere tutulmamak için domatesin iyi bir sebze olduğunu bildiriyor.

Domatesin C ve E vitaminleri içerdiğini, zengin bir potasyum kaynağı olduğunu ve çok az miktarda tuz bulunduğunu söyleyen uzmanlar, yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olduğunu ve vücudun su tutmasını engellediğini ifade ediyor. Domatesin hazmı kolaylaştırdığını, özellikle nişastalı yiyeceklerin (hamur işleri, kuru erzak) kolay sindirilmesini sağladığını vurgulayan uzmanlar, kabuk ve çekirdekleriyle bağırsakları harekete geçirdiğini ve pekliği giderdiğini belirtiyor

Bol ve çeşitli vitaminleri, mineralleri ve faydalı organik asitleri ile tıbbi değeri çok yüksek bir sebze olan domatesin, vücuda kükürt, fosfor ve organik sodyum verdiğini vurgulayan uzmanlar, bir domatesteki C vitamininin, tavsiye edilen günlük miktarın yüzde 50’sinden fazla olduğunu bildiriyor.

Uzmanlar, domatesin damarları yumuşattığını, kanı durulttuğunu, üre miktarını düşürdüğünü, vücudu gençleştirdiğini belirterek, kalp, karaciğer, böbrek bozuklukları ve şekerliler için çok faydalı olduğunu ifade ediyor.

Domatesin, böbrekleri çalıştırarak bol idrar söktürdüğünü ifade eden uzmanlar, vücutta biriken üre asidi ve ürat tuzlarını eriterek idrarla dışarı attığını, vücutta biriken suyu boşalttığını kaydediyor. Uzmanlar, kansere tutulmamak için domatesin iyi bir sebze olduğunu bildiriyor.

Etkili Kilo VermeFasulye: Fasulyeler kandaki kötü kolesterol düzeyini önemli ölçüde düşürürler. ABD’de son zamanlarda yapılan bilimsel araştırmalarda, diyetlerinde düzenli olarak çeşitli fasulyelere yer veren kişilerin, üç haftalık böyle bir diyetten sonra kötü kolesterol düzeylerinde %19’lara varan düşüşlerin yaşandığını saptamıştır. Potasyum oram yüksek olan fasulyelerin düzenli olarak alımı, yüksek tansiyonu düşürmektedir. Zengin lif içeriğiyle fasulyeler, peklik (kabızlık) çeken kişilere iyi gelir, ayrıca kalınbağırsak ve hemoroit sorunları çekenler de fasulyelerden yararlanmalıdır. Fasulyeler, yüksek oranlı demir içeriğiyle kansızlığı ve folik asit içeriğiyle gebe kadınların spina bifida (omurganın bir yanının açık olması) hastalığına yakalanmış çocuk doğurma rizikosunu en aza indirir.

Fasulyeler, ensülin ve kan sekeri düzeyini kontrol altında tutarak seker hastalarına yardımcı olurlar. Fasulyeler, yüksek oranlı antioksidan içeriğiyle bedenin kansere yakalanması rizikosunu azaltır: Bu bağlamda, özellikle kadınlarda meme kanserleri ve genellikle kalınbağırsak kanserleri sayılabilir.

Ve besin piramidinin en alt grubunda günlük alınması gereken ve en çok tüketilen grup yer almaktadır bunları tüketirken dengeli ve oranlarına dikkat ederek yemek gerekir.

Besin piramidinin en alt grubu ise tahıllar, pirinç, makarna, ekmek gibi besinler yer alır bu besinler günde 6 ile 11 porsiyon arasında tüketilmesi en sağlıklı beslenme şeklidir. Besin piramidini öğrenmek, sağlıklı beslenmek anlamına gelir.

İnka diyet olarak sizlere etkili kilo verme yöntemleri ile sağlıklı ve dengeli beslenmek için birkaç ipucu vermeye çalıştık. Sizler de biraz dikkat ederseniz kilo vermeyi zor bir iş olmaktan çıkarıp ve keyifli bir süreç haline getirmiş olursunuz. Etkili kilo verme ile ilgili daha fazla bilgi almak için siz de şimdi  İnka Diyet ile iletişime geçin.

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir